Bilimkurgu yerelleşebilir mi?


Gölge derginin Haziran sayısı (105) çıktı. Hala okumadıysanız hemen koşun, kaçırmayın. Güzel öyküler ve çizgiromanlar yanı sıra başarılı inceleme yazıları da dergide var. Onlardan biri Emrecan Doğan’ın “Yerelleşiyor muyuz?” isimli yazısı. Bilimkurgunun halinden dertli olan sayın Doğan karakterlerin yeterince Türk olmadığından şikayetçi.

HekatePususuMKSevinc

Gölge Dergi Haziran 2016 (105) sayısındaki bilimkurgu öyküm Hekate Pususu’na M.K.Sevinc’in yaptığı güzel çizim

Açıkçası bilimkurgu denince ne tür bilimkurguya baktığımızı sorgulamak gerekli. Bilimsel ya da daha az bilimsel (Hard-Soft) ayrımından bahsetmiyorum. Bilimkurgunun geçtiği zamandan bahsediyorum. Bilimkurgu çok yakın gelecekte de geçebilir, zamanın kumlarının bitmek üzere olduğu gelecekte de. Kapıdan çıktığınız anın bir sonrasında geçen hikaye de bilimkurgu olabilir, evren soğuyup mesafeler artarken de geçebilir bilimkurgu. Türk ya da Anadolu’lu olmanın anlamsız olduğu, insanlığın galaksiye yayıldığı bir evrende geçen hikayede yerellik yok diye şikayet edebilir miyiz? Böyle bir hikayede yerelliği nasıl ararız?

Bu da bizi bir başka temel soruna getiriyor; bilimkurgunun yerel olması için nasıl olması gerek? Emrecan bey yeri olmadığı için bu soruya cevap vermiyor ancak bunu bilimkurgu yazmakla ilgili derdi olanların araması gerekiyor. Bu arayışın başarılı olabilmesi kültürümüzü ne kadar tanıdığımızla alakalı. Eğer kültürümüzü tanıyorsak Emrecan Doğan’ın İngilizvari, Amerikanvari bulduğu karakterlerin neden yerel olamadığına bakabiliriz. Acaba yerel bulunmayan karakterler daha insanlık hali üzerine bir durumdan etkilendikleri için mi böyleler anlamak gerekli.

Anglosakson, Rus, Çin hatta keyifle takip ettiğim Güney Doğu Asya bilimkurgusu mevcut. Fakat Anglosakson bilimkurgu içinde beyaz Amerikalı erkek libertanlara hitap ettiğini düşündüren BAEN yayınevini de Ursula K. Leguin’in kurucusu olduğu yazar kollektifi Bookview Cafe’yi de içeriyor. Açıkçası iyi bilimkurgunun yerel tatlar içermeyebileceğine dair iki bakış sunuyorlar. BAEN’in kahramanlarının ABD’li olmadıklarını düşünmek imkansız. Bookview Cafe’deki bazı kitaplar ise isimleri değiştirseniz nereli olduğunu anlayamayacağınız eserler.

Böyle bir ortamda yakın gelecek bilimkurgusu dışında yerel bilimkurgu zorlama duruyor. Amaç bilimkurgu yazılmasını desteklemek olmalı. O yüzden ona sınırlar getirmeye çalışmak yerine önünü açmalıyız. Fantastik edebiyat buralarda ilk çıktığında Tolkien taklitleri vardı. Şimdi ise bambaşka eserler var. Eğer bilimkurgu seviyorsanız, hadi bol bilimkurgu konuşalım ve destekleyelim. Bakın eserler çoğaldı mı nasıl da yerel oluyor.

3 thoughts on “Bilimkurgu yerelleşebilir mi?

  1. Tüm şarkıcılar ve yazarlar taklitle başlar. Senin de dediğin gibi önceden Tolkien benzerleri vardı şimdi kendine özgü güzel şeyler var. O yüzden senin zamanla ve eser sayısındaki artışla yerelleşeceği fikrine katılıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s