Tiptree 2013 kazananı


Tiptree ödülü 1991’de dünyadaki tek feminist bilim kurgu konferansı WisCon‘da ilan edilen, bilim kurgu veya fantastik edebiyat alanında cinsiyet anlatışını genişleten ya da araştıran eserlere verilen bir ödüldür. Bu seneki Tiptree ödülünü kazananlar açıklandı.

Tiptree ödülünü kazanan eserlerin Türkçe’ye çevrilmesi zor gözüküyor. Ancak keşke birileri bu eserlerin bir kısmını çevirse de Türk okuyucuya da ulaşsa. Belki böylece edebiyatta kadının hali üzerine konuştuğumuzda bunun bir problem olduğuna insanları ikna etmekte bu kadar zorlanmayız.

N.A. Sulway, Rupetta ile Tiptree ödülünü kazandı.

rupetta

Kitap 400 yıl önce kumaş, deri ve metalden yapılmış ve yaratıcısının mekanik kalbine dokunmasıyla canlanan yapay zeka Rupetta’nın hikayesini anlatıyor. Rupetta erkek değil kadın, hatta android değil gyndroid. Gelecekte değil geçmişte yapılmış, dikiş ve örgü gibi kadın teknolojileri ile üretilmiş. Gücünü aklından değil kalbinden alıyor. Doğrusu bu tanıtım bile kitabın Tiptree ödülüne ne kadar layık olduğunu gösteriyor. İngiltere’nin bağımsız yayınevlerinden Tartarus’dan çıkan kitabı sitesinden edinebilirsiniz.

Aynı zamanda Onur Ödülü de veriliyor.

Onur Ödülü Kazananlar

2013 jurisi Ellen Klages, Christopher Barzak, Jayna Brown, Nene Ormes ve Gretchen Treu’dan oluşuyordu.

Düzeltme: Güliz hanım yorumunda uyardı da Tiptree ödülünü ısrarla Triptree yazmayı bıraktım. Demek ki yazarken ya da okurken körlük olabiliyormuş. Tekrar teşekkürler.

4 thoughts on “Tiptree 2013 kazananı

  1. Edebiyatta kadının hali diyorsunuz sonra da “dikiş ve örgü gibi kadın teknolojileri ile üretilmiş. Gücünü aklından değil kalbinden alıyor.” gibi çok ‘enteresan’ şeyler söylüyorsunuz. Bilim-kurguyu ben bir uzgörü olarak okuyorum ve insanlığın ileri hamlesinde belli ölçülerde bir rehber işlevi olabilir diye düşünüyorum. Peki bu tür ‘enteresan’ yorumlarla birlikte düşününce biz ilerlemek mi istiyoruz yoksa yerimizde saymak mı ve hatta daha kötüsü gerilemek mi, buna bir karar verelim.

  2. Öncelikle kitabı okumadığımı ve Triptree’nin tanıtımından bu yazıyı yazdığımı belirteyim. Burada belki anlaşmazlığın kaynağı eril ve dişil olan tanımlarımızla ilgili. Eril olanın mekanik ve soğuk olan, yıkıcı olan, korumacı duygulardan uzak olan olduğu Frank Herbert’ın Dune’undan şimdiki zaman bilimkurgu eserlerine kadar konuşulmuş bir konu. Ursula L. Guin’in eserlerindeki dişil hali, Isaac Asimov’da göremezsiniz. Ya da Octavia Butler, Türkçe’ye çevrilmedi ama C.J. Cherry’nin bilimkurgu eserlerinde kadın bakış açısıyla nasıl yazılır görebilirsiniz.

    O yüzden yorumların nesini enteresan bulduğunuzu daha açık paylaşmanızı rica ederim. İlerlemek için kadının erkek gibi bakması yerine kendi bakışını getirebilmesinin imkanlarını açmak daha doğru olmaz mı? Tarihin neredeyse hiç bir döneminde (karşı çıkacaklara anaerkil toplumların etkisinin azlığını hatırlatırım) kadın baskın bir toplum olmadığı düşünülürse onların bakış açısının da etkin olmasını istemek hatalı mı olur?

    Tekrar edeyim, o lafları Triptree’nin sitesinden aldım. Çünkü bir kadının yazdığı eseri, kadınlar beğenmiş ve beğenilerini böyle anlatmışlardı. Kadınlık halini onlardan daha iyi anlamam ve anlatmam kolay değil.

    1. Hakkaten nasıl bir körlükle Triptree demişim belli değil. Çok teşekkürler. Senelerdir rezil oluyormuşum farkında değilmişim. Sağolun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s