Sporun ve Dopingin Geleceği


Lance Armstrong‘un geçen haftalarda buralarda da haber olan doping olayından sonra artık geleceği konuşurken spor müsabakalarını da konuşmanın zamanı geldi. Artık dopingin nerede başladığını ve atlet performansının nerede bittiği karışmaya başladı.

Lance-Armstrong-Is-Facing-Formal-Doping-Charges

Armstrong ne yaptı?

Onun ne yaptığını konuşmak için biraz Tour de France‘dan bahsedeyim. Tour de France’ın tek günde biten bir yarış değil. 21 gün süren turun en kısası 2428km en uzunu ise 5745km sürmüş. Bu müsabaka bisikletçileri tepeler ve uzunluğuyla çok zorluyor. Bu zorlanma sonucunda da günler geçtikçe performans düşüşleri başlıyor. Bu performans düşüşlerinden birinin sebebi kanda oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin parçalanması. Kandaki kırımızı kan hücrelerinin oranı azalınca da kaslara daha az oksijen gidiyor. Armstrong bununla başa çıkabilmek için basitçe, yarış öncesinde kan verip, bu kanları dondurucuda saklamış. Yarışta da bu içinde daha çok kırmızı kan hücresi olan kanları kendine nakil etmiş. Kırmızı hücre oranını bu şekilde arttırarak performansını yükseltmiş.

Bunu sıradan birisi yapsa çok büyük performans artışı görmeyiz. Ancak Armstrong ve takımı gibi elit sporcular yapınca elde ettikleri %1 fark bile büyük avantaj sağlıyor. Sadece o değil takımının da bu işi yaptığı, hatta Armstrong’un onları zorladığı söyleniyor. Çünkü Tour de France’da takım üyeleri Armstrong’a su ve yiyecek taşımakla, gerekirse önünden gidip rüzgarı kesmekle ve başka işlerle görevli. Neler yaptıklarını öğrenmek için Özgür Nevres’in bu konudaki yazısını inceleyebilirsiniz. Bu görevlerini yerine getirebilmek için onlar da çok güçlü ve hızlı olmalılar.

Skandaldan sonra

Armstrong’un yaptığı büyük çalışma gerektiren, aslında korkutucu ama ne yazık ki elit sporcuların çoğunun içinde olduğu açmazı gösteren bir durum. Onların yarıştığı seviye çok yüksek ve doping denetleme kurumlarından daha fazlasını yeni dopingler bulmak için harcıyorlar. Geçenlerde Wired‘da çıkan bir yazıda yeni performans arttırma teknikleri anlatılıyordu. Bunların çoğu halen tespit edilemeyen teknikler.

Sporcu genleri

Bu tekniklerden biri genetikten geliyor. Bazı genlerin kas yapımı üzerine etkisi olduğu biliniyor. Örneğin myostatin proteinini baskılamak atletlerin daha çok kas üretmesini sağlıyor. Farelerde yapılan bir çalışmada dişi farelerde %81, erkek farelerde ise %116 daha fazla kas oluşumuna sebep olduğu görülmüş. Bu demektir ki, sezona hazırlanırken myostatin engelleyici kullanırsanız antremandan çok iyi sonuç alacaksınız. İşin kötü yanı bazı insanların doğuştan bu proteini baskılayan bir yapısı olduğu için kimin doping kullandığını anlamak zor.
we_are_the_champions_by_bcor
Kasların daha çok fiberli olmasını sağlamak, kas gruplarına özel büyütme ilaçları, yan etkisi düşük steroidler, kanın oksijen taşıma oranını arttırmak için yeni ilaçlar oyunun bir parçası olmaya başladı.

Gelecekte daha da karışacak

Elit sporculardan beklenenler arttıkça, onların tıbbın karanlık yanlarından faydalanmamalarını istemek zorlaşıyor. Gelecekte belki de mümkün olmayacak. Genlerini farklı çalışmaya programlayan atletlerden, gerektiğinde oksijen oranını arttıran nano ilaçlara kadar bir çok araç atletler için geliştirilecek. Atletlerimizden insanüstü performans bekledikçe onları denek olarak kullanmaya devam edeceğiz.

Burada sorulması gereken soru, engellenemediğine göre doping durdurmaya çalışılmalı mı? Atletlerden makinalardan beklenen performansı istiyorsak, onları da bir takım gibi düşünmeye mi başlamalıyız? Nasıl Formula 1‘de zaferde araç tasarımcısının ve mekaniğin payı varsa, Tour de France başarısında da doping doktorunun payı vardır desek ne olur?

Atletin geleceği

Performans artışı teknikleri ile yeteneğini arttıran atletleri kabullenmenin zamanı gelmiş olabilir. Her ne kadar spor camiası bu konuda konuşmuyor olsa da kötü kokular gelmeye başladı. Ortadaki para arttıkça, çıta yükselecek ve sonunda yasal olarak doping olmayan ancak performans arttıran yöntemleri kullanmayan atlet bulamayacağız. Dopingi kabullenmek sporu iki yüzlülükten kurtaracak tek yol olabilir. Yoksa her on yılda bir üstün atletlerimizin aslında doping ile bu kadar başarılı olduğunu görmeye alışmalıyız.

Siz ne dersiniz, sporun  geleceği nasıl olmalı? Dopingi kabullenmenin zamanı geldi mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s