Nanoteknoloji Ütopya oluşturabilir mi?


Dr. Michio Kaku insanların mükemmel toplum yaratma, ütopya çalışmalarını anlatıyor. Onun fikrine göre sınırlı kaynaklar olması ütopyanın önündeki en önemli sıkıntı.

replicator

Ona göre nanoteknoloji bu işin çözümü olacak. Nasıl mı? Bir replikatör ile.

Bilim kurguda Star Trek böyle bir teknolojinin var olduğu eserlerden biri. Başka bilim kurgu eserlerinde de benzer teknolojiler görebiliyorsunuz. Ancak çoğu yazar sınırsız kaynakların olduğu bir toplumu hayal etmekte zorluk çektiği için böyle hikayeler pek anlatılmıyor.

Sizce Dr. Kaku’nun dedikleri mümkün mü? İnsanların her şeyi kolaylıkla üretebilmesi neyi değiştirir? Böyle bir dünyada yaşamak ister miydiniz?

5 thoughts on “Nanoteknoloji Ütopya oluşturabilir mi?

  1. Nano robotlara mı kaldı işimiz yani? Bizi bu hayattan onlar mı çekip çıkaracaklar?
    Bu tartışmada yanlış olduğunu düşündüğüm bir ön kabul var. İnsanlık olarak bugünkü bilimsel gelişme ile elimizden bu kadarı geliyor deniliyor. Bunu kim diyor? Sadece söylemek kanıtlamak için yeterli mi?

    1. Temel kabul, ütopyanın olamamasının sınırlı kaynaklara bağlı olduğu. Eğer bunun doğru olmadıgını düşünüyorsanız zaten bu argüman boş kalır.

      1. Suyun sınırlı olduğu, idareli kullanmamız gerektiğini söylediler. Konutlarda kullanılan suyun toplam su tüketimindeki payının %15 olduğunu gizleyerek. Yani hiç kullanmayıp ölsek, %15 tasarruf edilecekti. Damacana ile sular satılmaya başladı ve de devam ediyor bu arada. Suyu ticarileştirmenin bir ayağı idi suyun kıt olduğunu söylemek. Dünyanın üretiminin bu kadar olduğunu, daha ötesini üretmek için replikatör teknolojisinin geliştirilmesi gerektiğini söylüyor birisi. Peki dünyanın üretimi gerçekten bu kadar mı? Dünyadaki şu anki üretimi gerçekleştirmek için çalışabilecek herkesin çalışması durumunda günde 3.5 saat mesai yeterli diye yazıyordu bir kaynak. Peki çalışanların mesai süreleri nedir şu anda? 8 saatin üzerinde. Çok üzerinde. Kamuya ait yatırımlar özelleştiriliyor, kapatılıyor, savaşlarla yok ediliyor. Sermaye, yatırım yapmıyor yerine finans oyunlarıyla kazanma yolunu seçiyor. İşsizlik sermayenin işine geliyor ve bitirilmiyor. Teknoloji üretimi belirli merkezlerin tekelinde. Dışına çıkılmasına izin verilmiyor. İnsanlık gerçekten üretemiyor çünkü sermaye için hangisi karlı ise o şekilde yapılıyor işler. Üretmemekse üretmemek.

      2. Şu argümanı anlamıyorum:
        “İşsizlik sermayenin işine geliyor ve bitirilmiyor”
        Özgür, bunun mekanizmasını anlatabilir misin? Yani işsizlik ve piyasaya katkısı olmayan insanlar nasıl olup da finansal oyunlar yapanların işine gelecek?

        İkinci aklıma takılan ise çalışma saatlerini hesaplama yöntemin.
        3,5 saat çalışma ne için gerekli? Herkesin çalışması bir mi? Hepimizin ürettiği aynı değerde mi? Örneğin benim yazdığım bu blog yazısı için harcadığım emek ile bir cerrahın aynı sürede harcadığı emek bir mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s