Suikast virüsleri


Sinsi bir düşman aramıza sızmak üzere. Göremediğin, dokunamadığın, başkalarına zarar vermeyen hedefini öldüren silahlar geliyor. Tek bir kişinin genine odaklı virüs yapılabilir mi?

The Atlantic‘de geçenlerde çıkan bir yazıya göre; ABD dünya liderlerinin DNA‘larını ele geçirmek için uğraşırken aynı zamanda da kendi başkanlarının DNA’sını korumak için çalışıyormuş. Bunu sağlamak için Obama‘nın gittiği yerlerde dokunduğu her şeyi; çarşafı, bardağı bile alıp dezenfekte ediyormuş. Çünkü büyük bir korkuları var; kişiye özel ilacın konuşulduğu çağımızda, kişiye özel ölüm de var.

DNA ele geçirme emri

2010’da Wikileaks belgelerinde dikkat çekici bir iletişim vardı. ABD dışişleri bakanı Hillary Clinton elçilere karşılaştıkları liderlerin DNA’sını ele geçirmeleri emrini vermişti. Ne kadarı başarılı oldu bilinmez ama ortada gizli servislerin de karıştığı bir çabanın olduğu aşikar. Peki onlar neyi amaçlıyorlar? Birinin DNA’sı neden önemli?

DNA’nız her ne kadar başkalarınınkine çok benzer olsa da size özel. Sizin sadece saç renginiz değil, davranışlarınızın bir çoğunu da  etkileyen genleriniz. Genlerinizi öğrenerek kişiye özel ilaç hazırlamak ve şeker ya da kanser gibi hastalıklara yakalanma ihtimalinizi tespit etmek mümkün. Ancak iş burada kalmıyor. The Atlantic’de Andrew Hessel, Marc Goodman ve Steven Kotler’in yazdığı Hacking the President’s DNA isimli makalede aynı teknolojinin ABD başkanını öldürmek için de kullanılabileceği anlatılıyor. Çok değil belki beş yıl içinde, DNA’sı bilinen bir ABD başkanını öldürmek için başkalarında basit bir grip yaratacak bir virüsün tasarlanmasının mümkün olduğundan bahsediyor. Aynı virüs ABD başkanına bulaştığında ise öldürücü oluyor. Peki bu mümkün mü?

Şimdilik istenilen virüsü bu kadar ayrıntılı yapmak pek mümkün değil. Engellerden birisi bu kadar ayrıntılı bir çalışmayı yapacak bilgisayarların, ekipmanın ve bilgili insanların eksikliği. Ancak yazarlar ekipmanın 1 milyon dolara alınabileceğini fakat isteyenin ebay’den 10000 ABD dolarına aynı ekipmanı edinebileceğini belirtmişler. Açık biyoteknoloji dergileri ve sitelerinde de o ekipmanın nasıl kullanılacağına dair bilgi edinilebileceğini anlatmışalar. Yani kısa bir sürede kişiye özel ilaçların yanına kişiye özel süikast virüsleri de eklenecek.

Bizi nasıl etkiler?

Doğrusu sıradan insanı etkilemesi zor bir süreç. Ne de olsa sıradan birini öldürmek için virüs hala kurşundan pahalı. Ancak bizleri etkileyebilecek başka yanları var. Öncelikle DNA’nızın size özel olduğunu ve önemli bir sebebiniz yoksa paylaşmamanızı tavsiye ederim. İçtiğiniz bardağı yanınızda götürün ya da özel önlemler alın demiyorum. Benim tavsiyem gelecek on yıl içinde çıkacak olan tükürüğünüzü yollayın size hastalık haritanızı çıkartalım diyen şirketlere şüphe ile yaklaşmanız. Bir kere DNA haritanızı kaptırdığınızda gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Büyük ihtimalle birilerinden pasif kalarak DNA’nızı koruyabildiğiniz süre önümüzdeki 20 yılı aşmayacak. Çünkü her nefes alıp verdiğinizde ya da saçınızda elinizi gezdirdiğinizde etrafa genlerinizi saçıyorsunuz. Mikromakinelerin gelişmesi ile sizin genlerinizin bir başkası tarafından toplanması çok kolay olacak. Belki FourSquare gibi programları kullanmak için sadece mekana adım atmanız yetecek, çünkü geride bıraktığınız DNA’nız yeterli bir kanıt olacak.

İyi de sadece kötülük mü var DNA’da?

Hayır. Yazının başında da bahsettiğim gibi kişiye özel ilaçlar gelecek. Tüm dünyanın gen haritasına sahip olunduğunda yapılabilecekler ise muhteşem olacak. Örneğin Rob Reid’in (Goodreads‘de İngilizce kısacık incelediğim) Year Zero isimli romanındaki gibi genlerimizin değiştirilmesi ya da bize uygun ilaç virüslerin bedenimize verilmesi mümkün olacak. Hani o hiç grip olmayan arkadaşınız var ya, onun genlerinden kazandığı özelliği sizin de edinmeniz mümkün olacak.

DNA canlıların temelinde duruyor. Ne iyi ne de kötü. Genetik de otomotiv ya da bilgisayar teknolojileri kadar iyi ya da kötü. Daha bize yakın ve bir o kadar da yabancı olduğu için tehlikeli gözükse de öğrenmemiz ve aşmamız gereken bir çizgi. O yüzden, korkmadan ancak çıkabilecek sorunların farkında olarak yürümeliyiz.

Siz ne dersiniz? Yorumlarda fikirlerinizi paylaşın, sesinizi duyurun, karşı çıkın ya da desteğinizi gösterin.

Eğer bu yazıyı ya da güncedeki başka yazıları beğeniyorsanız, bunların olmasını sağlayan tek şeyin sizin beğeniniz olduğunu bilin. Facebook’da, Twitter’da, Google+’da ya da başka bir yerde dostlarınızla bu yazıları paylaşın, TürkçeBKF’ye destek olun.

4 thoughts on “Suikast virüsleri

  1. Ufuk açıcı bir yazı, özellikle mekana girdiğinizde 4square gibi uygulamaların dnaya göre davranması değişik geldi. Ayrıca tükürüğünüzü verin dnanızı çıkaralıma gerek kalmadan en basitinde hastanelerdeki kan tahlillerinden dnamızı elde edemezler mi? Yani her halükarda dnalarımız çözülmeyecek mi?

    1. Teknoloji bir noktaya geldikten sonra DNA’nızı kaptırmamanız zor olacak. Sadece hastane de değil aslında dokunduğunuz her yerde DNA izinizi bırakıyorsunuz. Ancak gen haritanızı çıkartalım diyen firmaların ciddi başka bir sıkıntısı var. O da sizin DNA’nızda bulduklarının patentini alacak olmaları.

      O firmalar genlerinize bakıp, ileride bilgileri belli bir seviyeye geldiklerinde genlerin ne yaptığını çözüp onu patentleyecekler. Gripten korunma geni, göz, boy, kiloya etkiyen genler, şeker hastalığını azaltan gen hepsi bu firmalar tarafından patentlenecek. Yani sizin gen haritanızdan yapılmış bir şifaya çocuklarınız para vermeden ulaşamayacaklar. Bu da aslında kişisel sayılması gereken bu verinin paylaşımının oluşturacağı sorunlardan biri.

      Bu arada Plurality kısa filmi ilgini çekebilir, tam bu konular üzerine: https://turkcebkf.wordpress.com/2012/11/01/plurality-kisa-film/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s