Kötü yenildi ya sonra?


Cover of "The Well of Ascension (Mistborn...

Cover via Amazon

Mistborn: The Well of Ascension

Yazar: Brandon Sanderson

592 sayfa

Tür: Epik Fantastik

Özet Görüş:

Sanderson bu kitapta ilk kitabın bittiği yerden başlayıp yepyeni temalar katıyor. İlkinde büyük bir kahramanlık hikayesini okurken bunda gerçek hayatla hatta real politik ile karşılaşıyoruz. Bazen sadece kötüyü alt etmek yeterli değildir. Bol entrika ve aksiyonlu bu kitabı kaçırmayın.

İnceleme

Kitap kimin söylediğini bilmediğimiz şu cümle ile başlıyor.

I write these words in steel, for anything not set in metal cannot be trusted.

Türkçesi:

Bu kelimeleri çeliğe yazıyorum, çünkü metale işlenmeyen güvenilmezdir.

Bu bile işlerin ne kadar karışabileceğini gösteriyor sanırım. Eğer ilk kitabı okumadıysanız buradan sonrasında devam etmeyin. Çünkü ilk kitapla ilgili bilgiler vereceğim.

Kötü yenildi de cennet nerede?

Brandon Sanderson Well of Ascencion’da kaldığı yerden devam ediyor. Lord Ruler öldürülmüş ve Skaa özgürlüğe kavuşmuştur. Luthadel’de Elend Ventrue özgürlükçü bir yönetim kurmaya çalışmaktadır. Kral olmuş fakat mutlak bir kral olmamak için kendi yetkilerini de kısıtlayan bir parlamento kurmuştur. Parlamentoda Skaa, eski asiller ve tüccarlar eşit olarak temsil edilmektedir. İyi niyetle başlayan bu oluşum Elend’a büyük sorunlar çıkartmaktadır. Bunların üstüne babasının kumandasındaki bir ordu Luthadel’e yürümektedir. Vin ise kendini Elend’i korumaya adamıştır. Vin’in aklı karışıktır. Elend’in evlenme teklifine evet diyememiş, bir de gizemli bir Mistborn şehre gelmiştir. Sazed ise Keeperların özgür kalması ile bilgisini halkla paylaşmak için yollara koyulmuştur. Gittiği kasabalarda sisin garip davrandığını fark eder. Sisler artık insanları öldürmektedir.

Sanderson oldukça etkileyici bir büyük hikaye anlatıyor. İlk kitaptaki temaları alıyor ve onları bambaşka şekillerde işliyor. İlk kitaptaki tek kahraman fikri, kötülükle mücadele ve daha bir çok ana tema burada ters yüz olmuş durumda. Zaten ilk kitaptan sevdiğimiz karakterleri anlattığı için onların değişmesini ve olayların zoruyla gittiklerini gördüğümüz uçurum daha da korkutucu oluyor.

Elend’ın naifliği

En çok hoşuma giden bölümler ise Elend’ın kitaplardan okuduğu ve savunduğu fikirleri hayata geçirmeye çalıştığı bölümler oldu. Elend diktatörden yeni kurtulmuş bir imparatorluğa işleyen bir demokrasi getirebileceğine inanıyor. Belki Brandon Sanderson bununla Amerika’nın özgürlük getirme çabalarına da gönderme yapıyor. Ancak ne olursa olsun ideallerin gerçek hayatla karşılaştığı zaman nasıl da tuzla buz olabileceğini oldukça güzel anlatıyor. Elend’ın şehrini ve insanlarını korumak için lider olmaya çalışmasını izlemek hem hüzünlü hem de bir o kadar eğlenceli.

Sanderson bu kitapla seriyi bir adım daha ileri götürüyor. Hem de öyle başarılı götürüyor ki hikayedeki gizemler karşınıza çıkıp da yüzünüze çarpıncaya kadar fark etmiyorsunuz. Böyle iyi işlenmiş bir roman gerçekten uzun süredir okumamıştım. Fantastik roman seviyorsanız ve bu seriyi okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz.

 

3 thoughts on “Kötü yenildi ya sonra?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s