Pandora’s Star: Bir bilim kurgu klasiği


Pandora’s Star

Yazar: Peter F. Hamilton

988 sayfa

Tür: Bilim kurgu, uzay operası

2005

Yayınevi: Del Rey

Seri: C

Özet Görüş:

Altı sene önce yayınlanmış bir kitap için klasik demek çok doğru olmayabilir. Ancak emin olun Pandora’s Star’ı okuduğunuzda siz de bana hak vereceksiniz. Post Singularity bir zamanda geçen roman tam bir uzay efsanesi.

Autograph session with Peter F. Hamilton at Sa...

Peter F. Hamilton

İnceleme

Yıl 2050 insanlık uzun yıllardan sonra sonunda Mars‘a ayak basacaktır. Ekip uzun çalışmalar ve bir o kadar da uzun yolculuktan sonra Mars’a ayak basar. Ekip lideri onları dünyadan izleyenlere unutulmayacak konuşmasını yapar ama radyoda garip sesler vardır. Birileri onlara radyodan gülmektedir. Uzay mekiğinin etrafına baktıklarında, üzerinde çok basit bir uzay kıyafetiyle bir adamın onlara el salladığını fark ederler. Adamın hava hortumu havada bir geçitten dünyada bir labratuara gitmektedir. Astronotlar geçitten içeri baktıklarında üniversite öğrencisi onlara el sallar.

Hamilton uzayda hareket etmeden yolculuğu  sağlayan geçitlerin ilk açıldığı günü anlattıktan sonra 2380’e gidiyor. İnsanlık geçitlerin yardımıyla galakside yayılmaktadır. Geçitlerden onları keşfedenlerin kurduğu şirketin kontrolünde yolculuk yapmak mümkündür. Sadece insan değil malzeme de taşıyan ve gezegenleri birbirine bağlayan devasa bir demiryolu şebekesi kurulmuştur. Gezegenleri Commonwealth adında birleşik bir devlet yönetmektedir. İnsanlık yaşam uzatmanın yollarını bulmuş, ölümü yenmiştir. Herkes birden çok hayat yaşamakta, insanlar daha uzun süreçleri düşünmektedirler. Yapay zeka devrimi gerçekleşmiş ancak büyük bir tantana kopmamıştır. Yapay zekalar insanlarla anlaşıp kendi gezegenlerine gitmiştir. Hatta artık bedenlerinden bıkan insanlar bu yapay zekalara katılmaktadır. Bedenlerine yerleştirdikleri organik devrelerle bir çok özellik elde edebilen insanların hafızaları ve kişilikleri de başka bir işlemciyle kaydedilmekte, istendiğinde beden ölümüne karşı güvenli depolarda saklanmaktadır.

ve bir gün iki yıldız söner

İnsanlık çeşitli uzaylı ırklarıyla karşılaşsa da biri hariç hepsinden üstündür. Silfen adı verilen elflere benzer bir ırk insanlar tarafından anlaşılamamıştır. Onlar da gezegenler arasında seyahat etmekte ancak insanların anladığı hiç bir teknolojiyi kullanmamaktadırlar. Silfen dünyalarına gidip oralarda yaşamayı seçen ya da Silfen yollarında kaybolanlar da vardır. Bir adam ise bunların dışında Yıldız Yolcusu adını verdiği bir uzaylının Commonwealth’e geldiği ve insanları telepati ile kontrol ettiğini iddia etmektedir. Her şeyin fitilini ateşleyense Dyson Çifti denilen bir çift yıldızın kayboluşunu izleyen Professor Dudley Bose’un bu olayın aniden olduğunu fark etmesi olur. Bir süpernova yaşanmadan iki yıldız gökyüzünden silinmiştir.

Olay medyada büyük yankı bulur ve tüm Commonwealth çalkalanır. Yıllar sonra bir uzay gemisi inşa edip oraya gitmek isteyenler vardır. Bir kısım ise bunun Yıldız Yolcusunun oyunu olduğunu söylemektedir. Bunlar olurken Ciddi Suçlar Biriminin en iyi dedektifi Paulo Myo basit gözüken bir beden ölümünü araştrımaktadır. Geçitin mucitlerinden Ozzie Isaac Silfenlerin sırrını bulmaya kararlıdır. Diğer mucit Nigel Sheldon ve Mars görevinin pilotu Wilson Kime’da işin içine karışır.

bol karakterli devasa bir hikaye

Hamilton bu arkaplanın üstüne yukarıdan da tahmin ettiğiniz gibi çok karakterli bir hikaye kuruyor. Öyle ki başlarda ne olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Her karakterin bölümü o karaktere okuyucuyu ısıtarak bitiyor ve biraz da bu yüzden yeni bir karakteri tanımakta zorlanıyorsunuz. Birisinin hikayesini okumak isterken hikaye ile hiç alakası olmayan başka bir karakterin yaşadıklarını okumak sıkıcı gelebiliyor. Ancak Hamilton ustalığını burada gösteriyor ve çok sıradan ve önemsiz gözüken karakterler bile romanın sonlarına doğru önem kazanıyor. Oldukça sıkı kurgulanmış ve temposu çok iyi ayarlanmış bir roman okuyorusunuz.

Eğer bilim kurgu seviyorsanız bu romanı kaçırmayın. Açıkçası büyük ihtimalle filmi çekilmezse Türkçe’de görmeniz çok zor. Burayı okuyan bir editör varsa riski göze alıp en azından kitabı ikiye bölüp yayınlamayı denemesini tavsiye ederim. Ne yazık ki hikaye burada bitmiyor ve bu kadar uzun bir kitap için ayıp sayılabilecek bir sonla kapanıyor. Böyle bir uçurumun ucu bitişi okumamışsınızdır.

Sizin sevdiğiniz uzay operası romanları neler? Ne okuyayım, tavsiyelerinizi bekliyorum.

11 thoughts on “Pandora’s Star: Bir bilim kurgu klasiği

  1. İnceleme için teşekkürler.

    Cliffhanger’la biten kitaplar çok fena yahu. Neredeyse 1000 küsür sayfa okuyorsun. İnsan kitabı kapatınca şöyle büyük bir sonuca varmak, tatmin olmak ister. Ama kitabın geri kalanı güzel olduğuna göre affedilebilir bir kusur sanırım.

    Uzay operası olaraksa, Iain M. Banks’ın Culture serisi okunabilir. Kitapları birbirinden karakterler bakımından bağımsız. Ben henüz ilk kitabı, Consider Phlebas’ı okudum. Çok iyiydi gerçekten. Tavsiye olunur.

  2. Bilim-kurguyu sevmeme rağmen kitaplarını pek okumuşluğum yoktur. Ama bu kitap hayli ilgimi çekti gerçekten. Bir kenara not ettim. İnceleme için teşekkürler.

  3. Bu kitabı dün bitirdim.
    Rastlantı sonucu bir sahafta yığının en üzerindeydi ve kapağı dikkatimi çektiği için satın almıştım. Yaklaşık 1200 sayfalık kalın bir kitap olduğu için aylarca okurum diyordum ama 10 günde bitirdim.

    Yazarın gelecek tasviri Stephen Havking’in yazılarındaki tahminlere daha uygun. Star Trek evreninde de teknoloji çok gelişkin ama insanlar aynı insanlar, buradaki genetik düzenlemeler ve implantlarla arttırılan yetenekler güzel tahminler olmuş.

    Şimdi devam kitabını nereden bulabilirim diye uğraşıyorum.

    1. Honorverse superdir. Weber sevdiğim yazarlardan. Honor Harington’un maceraları artık sorumlulukları arttığı icin eski tadı vermiyor. Honorverse’de gecen Sangemi kitaplarına bakmayı düşünüyorum. Honor serisini Baen’den bedava indirenbilirsin biliyorsun değil mi?

  4. Bilim kurgu tarzda okumaya yeni başladım sayılır.Bu kitabın Türkçesi ne zaman çıkar diye sorucaktım ?

    1. Keşke bilebilsem. Doğrusu Türkçe’ye çıkması gereken bilim kurgu romanlarından biri ama sanırım bizim yayınevleri günümüz yazarlarından bilim kurgu çevirmeyi pek sevmiyorlar. Acaba satış adetleri telifi karşılamıyor mu bilmiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s