Battle: LA Hayal kırıklığı


Bilim kurgu filmlere olan ilgimden bu filmi izlemeye gittim. Aslında hakkındaki fikrimi yayınlamayacaktım ama artık hepiniz Battle: LA‘i izlemişsinizdir ya da izlemediyseniz izlemeye niyetiniz yoktur. Çünkü aşağıda filmle ilgili ağır konuşurken bazı sırlarını da anlatacağım, gün gelir belki izlerim diyorsanız en son paragrafa inin.

uzaylılar okyanusa iniyorlar

Battle: LA aslında iyi başlıyor. Nereden geldiği belli olmayan meteorlar okyanuslara düşüyor ve oradan çıkan uzaylılar insanlara saldırıyor. Baştaki sıradan insanların hayatı bölümünden sonra verilen telaş ve dayanma çalışma hali etkileyici. Uzaylılarla karşı karşıya kalan ve görevlerini yerine getirmeye çalışan askerler de sevdiğim konulardandır. Ancak çatışmaların heyecanından kafayı kaldırıp azıcık düşünmeye zamanınız kaldığında şaşırıyorsunuz. Bu bilim kurgu filmi değil miydi sorusunu sorduğunuzda eksiklikler bir anda ortaya çıkıyor.

Ben en kötüsü bir Independence Day çıkar, kötü uzaylılara karşı dünya birleşir diye umuyordum. Filmde başta dünyanın öteki ülkelerinden sahneler olsa da sonunda hikaye bir avuç askerin etrafında geçiyor. Amerikan rütbelerini bilmiyorum ama sanırım Başçavuş olan Michael Nantz ve onun takımını takip ediyoruz. Irak ya da Afganistan‘da savaşmış artık yorulmuş emekliliğini isteyen Nantz’ı Aaron Eckhart oynuyor. Nantz emeklilik dilekçesini verdiği gün uzaylılar saldırınca geri gelmek ve Los Angeles‘ı uzaylılardan kurtarmak için savaşıyor. İşin komik yani takımdaki karakterlerin hangisinin öleceğini, hangisini yaşayacağını daha filmin başında tahmin etmek mümkün. Nantz içindeki savaşma ve liderlik etme yeteneğini kazanmaya çalışırken emrindeki askerler sadece koşturup ateş ediyorlar.

Uzaylıların dünyaya saldırmasının sebebi ???!!!!

Filmin bir noktasından sonra uzaylıların dünyaya su bulmak için geldiklerini keşfediyor kahramanlarımız. Senarist koskoca galakside bir çok yerde su olduğunu bildiği için sıvı suyun olduğu tek yerin dünyamız olduğunu, uzaylıların da suyun sıvısını istediklerini söyletiyor, şimdi kim olduğunu hatırlamadığım bir karaktere. İyi de koskoca uzay gemileri yapan, bununla yıldızlar arası seyahat eden bu uzaylılar, savaş maliyetine bakıp daha kolay yollara neden sapmadılar sorusuna cevap vermiyor. Sadece güneş sisteminde donmuş su bulunan bir kaç gezegen ve büyük uydu var yanılmıyorsam. Onları alıp eritmek daha kolay olmaz mıydı? Ya da iki üç kuyruklu yıldız tutuverseydiler de onlardan su alsalardı?

Neyse aslında yazarın derdinin bilim kurgu olmadığını söylemiştim. O yüzden o uzaylı saldırısını petrol için ülke işgal etmeye benzetmeye çalışmış. Konuşmanın az ve saçma ya da başka filmlerden çıkma gibi durduğu bu filmde böyle politik bir duruş da oturmamış zaten. Sonunda saçma bir şekilde uzaylıları LA’de yeniyorlar da film bitti. Ben de acılar içinde sinemadan çıktım.

İzlemediyseniz aşağıyı okuyun

Bu filmi izlemediyseniz; zamanınız azsa ya da bilim kurgu izlemek istiyorsanız veya izleyecek başka savaş filmleri varsa ya da öteki salonda romantik komedi oynuyorsa Battle: LA izlemeyin. Şansınız yok ve gidip izleyeceğim diyorsanız mantığınızı bir kenara bırakın daha çok eğlenirsiniz.

Siz izlediniz ve bana katılmıyorsanız, yorumlarda görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s