Neden Türk Edebiyatından uzak kaldım.


Twitter’da @televarolus ile TBD’nin öykü yarışması üzerine konuşurken şunu fark ettim. Benim bilim kurgudan beklentim çok net. Galiba fantastik ya da korku okuduğumda da benzer bir yaklaşımım var. Bence

Edebiyat’ın amacı eğlendirmek olmalı.

Yani bana bir şey öğretmesi ikincil hatta üçüncül olmalı. Bir politik fikri göstermek, toplumu anlatmak hep sonra gelmeli. Okuduğum roman, öykü beni eğlendirsin ki okumaya devam edeyim. Okumanın bir iş olmaması gerekiyor, okumak bir keyif olmalı. Twitter’da konuşurken bu yüzden Türk edebiyatına uzak kaldığımı fark ettim. Karşıma çıkan tüm yazarlar, polisiye yazanlar hariç, üç şeyden muzdariptiler

  1. Edebiyat yapma isteği, okuyucuyu eğlendirmenin ötesine geçmişti
  2. Siyasi görüşleri ya da topluma ayna olma istekleri eğlendirmenin ötesine geçmişti
  3. Kendi içinde beslenen ve kapalı bir havuzun ortasında kaldıkları için ulaşılmaz olmuşlardı.

O yüzden tek amacı eğlendirmek olan, okuyucuyu sürükleyici eserler yazan yazarlar arıyorum. Tavsiyelerinizi gönderin, hemen gidip kitaplarını alacağım. Benim derdim Oğuz Atay‘ı bilmeyen, Sait Faik okumamış insanların da okumaktan zevk alacakları eserler bulmak.

Doğrusu ben Türkiye‘nin Pulp’ını arıyorum. Bana keyifli bir şeyler tavsiye edin lütfen.

Okuduğum ve keyif aldığım Türk yazarlar:

İhsan Oktay Anar

Sadık Yemni

doğrusu başka da aklıma isim gelmiyor. Sait Faik’i de yazacaktım ama nedense son elime aldığımda bitiremedim öyküsünü, çok uzak bana bu aralar. Bir de günceye yolladığı kitap tanıtımından sonra Aşkın Güngör’ü de merak ettim, ondan umutluyum.

Derseniz ki bu senin bir eksikliğindir edebiyatın değil, doğrusunuzdur tamamen katılırım. Divan edebiyatının yordamını bilmeyen birisi onu eleştirirse nasıl boş olur diyorsanız haklısınızdır da. Gene de okumak isteyen bana Amerikan ve İngiliz edebiyatı çeşit çeşit eser sunabiliyorken Türk edebiyatı neden tutuk kalıyor?

Yorumlarınızı ve fikirlerinizi bekliyorum.

3 thoughts on “Neden Türk Edebiyatından uzak kaldım.

  1. 🙂
    Benden umutlu olmanıza sevindim, teşekkürler, ancak beklentilerinizi karşılayacağımı sanmıyorum. Çünkü özellikle Gohor’da “iyi edebiyat” yapabilme kaygısıyla oluşturdum cümleleri. Çünkü inancım, bilimkurgu da yazsam fantastik de, yetişkin edebiyatına yönelik de yazsam çocuk edebiyatına da, iyi edebiyat yapabilmek oldu hep. Okurken yorulmayacağınız ‘hafif’ bir şeyler aryıyorsanız Gohor’un size ilaç olacağını sanmıyorum ne yazık ki. Her cümleyi ince ince inşa etme derdiyle oluşturmadığım Mesih’in Klonu’nu tavsiye edebilirim belki, ama onda da kurgu karmaşıktır biraz.

    Arayışınız sonuçlandığında da bizimle paylaşın lütfen. Oluşacak Türk edebiyatı listesini merakla bekleyeceğim.

    Selamlarla…

  2. Aynı dertten muzdaripiz.

    Edebi tabirlerle süslenen cümlelerin gücünden çok, hikayenin kendisi önemlidir benim için, ki eğlence faktörünü veren kısım da o olsa gerek. Ustalıkla kurgulanmış hikayeler yani.

    Bir kitabı bitirdikten sonra, edebi yönü ne kadar güçlü olursa olsun, kafamda yer edecek olan kısım hikaye ve onun nasıl işlendiği olacaktır. Edebi yönleri, o hikayeyi eğlendirici bir şekilde anlatmak için bir araç olmalıdır diye düşünüyorum ve okuduğum eserlerde bunu arıyorum.

  3. Sular seller gibi bir anlatım, gümbür gümbür bir öykü. Çok şey istemiyoruz sanırım. Senin Korhan öykülerini piyasaya sürme zamanın gelmiş🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s