Yıkımdan sonra yeni sistem kurulur: Metatropolis Cascadia


Metatropolis: Cascadia

Yazarlar: Jay Lake, Tobias S. Buckell, Elizabeth Bear, John Scalzi, Mary Robinette Kowal, Ken Scholes ve Karl Schroeder

Yayınevi: Amazon

Tür: Bilim kurgu

Süre: 12,9 saat

Metatropolis Cascadia Audible’ın özel seçkisi Metatropolis’in devamı bir seçki. Metatropolis seçkileri yakıtın bittiği, küresel bir felaket sonucunda dünyada güç dengelerinin değiştiği bir gelecekte geçiyor. İlk sesli kitapta böyle bir durumda kurulabilecek yeni medeniyetler incelenmişti, Cascadia onlardan biriydi. İşte bu seçkide doğaya yakın kendine yeterli yeşil şehirlerin prototipi olan Cascadia’nın etrafında geçen hikayeler anlatılıyor. Hikayeler birbiriyle ilişkili ancak tek başına da dinlenebilirler.

Hikayelerin tek tek incelemesi için devamını okuyun:

Hikayeler:

Jay Lake’den “The Bull Dancers”  , Mary Robinette Kowal’dan “Water to Wine”, Tobias S. Buckell’dan “Byways”, Elizabeth Bear’dan “The Confessor”, Karl Schroeder’den “Deodand” ve Ken Scholes’dan “A Symmetry of Serpents and Doves”. İşi bazıları için daha da ilginç yapan öykülerin hepsinin bir Star Trek oyuncusu tarafından seslendirilmiş olması. Rene Auberjonois (“Odo”), Kate Mulgrew (“Capt. Kathryn Janeway”), Wil Wheaton (“Wesley Crusher”), Gates McFadden (“Dr. Beverly Crusher”), Jonathan Frakes (“Cmdr. William Riker”) ve LeVar Burton (“Geordi La Forge”) öykülere hayat veren sesler.

The Bull Dancers

Jay Lake’in etkili açılış hikayesinde ünlü bir milyarder, Cascadia’nın geçmişinden gelen bir adam ve genç bir polis kadının hayatlarının nasıl olup da birbiriyle kesiştiğini dinliyoruz. Öykü zaman atlamalarına sahip olsa da oldukça etkili ve dinlerken yorulmadan sizi sarıp sonuna ulaştırıyor. İlk seçkiden 40 sene sonra geçen bu öyküde yıkılan Cascadia’nın kimlerin saldırısına uğradığını, gizemli figür Tyger Tyger’ın kim olduğunu öğrenmeye çalışan kahramanları takip ediyoruz. İlkini dinlemeyen benim gibi seriye yeni olanlar için de başarılı bir bilgilendirme hikayesi olmuş. William Blake’in ünlü şiirine de göndermeler bu hikayede var.

Türkçe’si

Kaplan

Kaplan, kaplan, ışıl ışıl yanan

Gecenin ormanlarında.

Hangi ölümsüz el ya da göz

Senin biçiminin o korkunç düzenini kurabildi?

Hangi uzak derinliklerde ya da göklerde

Tutuştu gözlerinin ateşi

Hangi kanatla yükselmeyi göze aldı?

Hangi el ateşi yakalamaya cüret etti?

Ve hangi omuz ,hangi sanat,

Seninle yüreğinin kaslarını bükebildi?

Ve yüreğin atmaya başlayınca,

Hangi dehşetli el?Hangi dehşetli ayak?

Çekiç neydi? Zincir neydi?

Hangi fırındaydı senin beynin?

Örs neydi? Hangi güçlü el

Ölüm veren korkuları avucuna alabildi?

Yıldızlar mızraklarını aşağı atıp,

Gökyüzünü gözyaşlarıyla sulayınca

Yarattığına bakıp gülümsedi mi?

Kuzuyu yaratan mı yarattı seni?

Kaplan, kaplan, ışıl ışıl yanan

Gecenin ormanlarında.

Hangi ölümsüz el ya da göz

Senin biçiminin o korkunç düzenini kurabildi?

Water to Wine

Mary Robinette Kowal çok sıradan bir konuyu alıp çok başarılı bir bilimkurgu hikaye ortaya çıkarmış. Kahramanımız ailecek şarap üreticiliğiyle uğraşan bir ailenin şarap üretmeyi kafasına koymuş kızı. Küresel ekonomik dalgalanmalar paranın değerini yok ettiği için yerli üretim şaraplarla ticaret yapılmaktadır. Sadece şarap üretmek ve satmak isteyen bu kız işini devam ettirebilmek için ekonomik etkenler ve sabotajlarla başa çıkmalıdır. Böyle basit gözüken hikaye ile bilim kurgunun en başarılı yanı olan başka gelecekler hayal etme ve orada çıkabilecek sorunları öngörme işini başarıyla yapıyor Kowal. Doğrusu başta beklediğimden daha çok hoşuma giden bir hikaye olmuş.

Byways

Favori yazarım Tobias S. Buckell’in hikayesinde doğaya yer açmak için yolları ve evleri yıkan bir ekibin hikayesini dinliyoruz. Bu ekibin içinde nükleer santrali patlatmayı planlayan birilerini olduğu bilgisi üzerine Mock Turtle adında birisi için çalışan Reg Stratton için aslında işler biraz daha karışıktır. Bu hikaye çok yavaş başlayıp sonrasında hızlanan bir öykü olmuş. Keyifle dinleniyor, arkasında başka hikayelerini öğrenmek istediğim karakterler bırakıyor.

Confessor

Elizabeth Bear’ın bu hikayesinin beni yakalaması çok zor oldu. Doğrusu başta hiç beğenmemiştim. Temel sebebi yazılı hikayelerde rahatsız etmeyen zaman ve karakter atlamalarının, sesli hikayelerde kafamı karıştırmasıydı sanırım. Ancak sebat edip bu iki saate yakın hikayenin ilk yarım saatini dinleyince Bear’ın hikayesinden etkilendim. Gelecek teknolojileri ve biyoteknoloji ile bunun etkileri üzerine düşünenler bu hikayeyi oldukça beğenecekler.

Deodand

Seçkide en çok sevdiğim öykü Karl Schroeder’den Deodand oldu. Basit bir fikirle başlayan hikaye sonunda inanılmaz bir yere bağlanıyor. Daha ilk sahneden şehirde vizesiz gezmek için giyilmesi gereken ve bazı görüntüleri sansürleyen gözlüklerden başlayarak etkileniyorsunuz. Sonunda Schroeder’in ulaştığı nokta çok başarılı ve birisi bu teknolojiye sahip olduğunda üretsin istedim. Çok bozmak istemiyorum ama doğayı koruma işini doğaya bırakmaktan bahsediyor. Deodand’ın anlamını biliyorsanız az çok ne olduğunu tahmin edebilirsiniz de.

A SYMMETRY OF SERPENTS AND DOVES

Ken Scholes hikayesinde bizi bir senatörün oğlunu girdiği tarikattan kurtarmak için görevlendirilen kadın polis ile kilisesine gelen iki gencin bombalı saldırıya karışması üzerine olayları araştıran bir rahibin gözünden olayları anlatıyor. Cascadia’nın geçmişi ve biyoterör üzerine, inançlar ve doğrular üzerine oldukça başarılı bir hikaye olmuş. Hristiyanlık hakkında çok bilgim olmadığı için bazı göndermeleri de anlamamış olsam da genel olarak etkileyici bir hikaye olmuş.

Ne dersiniz Türkçe sesli kitaplar olsa çok iyi olmaz mıydı?

5 thoughts on “Yıkımdan sonra yeni sistem kurulur: Metatropolis Cascadia

  1. Türkçe sesli kitap konusunda, nispeten yeni sayılan şöyle bir site var aslında, http://www.seslekitap.com/

    Şimdilik çok geniş bir arşivleri yok ve seslendirilecek yeni kitapları neye göre seçiyorlar bilemiyorum, ama gelecekte bir bilim kurgu ya da fantastik eser göreceğimizi pek sanmıyorum.

  2. Şiiri görünce Alfred Bester’i yazmadan geçmeyelim dedim. Bu şiir yazarın Tiger! Tiger! ya da diğer adıyla The Stars My Destination romanında yer alıyor. Senin bahsettiğin hikaye ile benzerlikleri var mı merak ettim.

    1. @Mugene hikayede karakterlerden birinin adı Tyger. Jay Lake başarılı bir bilim kurgu yazarı olduğu için bunların hepsini bilerek yaptığına eminim. Bu arada o kitabın Türkçe’si de yayınlanmıştı. Sanırım ortaokuldaydım okuduğumda ve büyülenmiştim. Bester’in bir de Demolition Man adlı romanı vardır, oradaki telepatiye karşı önleme de bayılmıştım.
      Neyse bir an nostalji yaptım.🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s