Masa başı memurundan James Bond olur mu?


Cover of "The Jennifer Morgue"

Cover of The Jennifer Morgue

The Jennifer Morgue

Yazar: Charles Stross

Yıl: 2006

Yayınevi: Golden Gryphon Press

Tür: Fantastik, Casusluk, Bilim Kurgu

The Laundry ikinci kitap

Özet Görüş:

Charles Stross, daha önce ilkini incelediğim Laundry serisinde ikinci romanla ilkinin de ötesine geçiyor. Bu sefer daha iyi kotarılmış bir hikaye anlatıyor. Eğer bilişim sektöründe çalışıyor veya eğlenceli casusluk romanlarını seviyorsanız kaçırmayın.

Okyanusun dibinde bir gizem uyumakta

Büyük bir gizem okyanusun dibinde yatmaktadır. Lovecraft’ın yaratıkları gibi ya da onlardan daha büyük bir sır gizlidir, suların altında. Büyülü anlaşmalar ve gizemli yeminlerle korunan bu tehditin ortaya çıkmasının önünde ise ajandan çok bilgisayar başı memuru olan Bob Howard‘a düşmüştü.

Stross The Atrocity Archives‘dan sonra seriye verdiği arada çok başarılı bir roman için hazırlık yapmış anlaşılan. Doğrusu Atrocity Archives’dan sonra seriye devam etme isteğim yoktu. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kitabı okudum. İyi ki de okumuşum çünkü ilk romandaki sıkıntı çözülmüş.

… bol miktarda casusluk esprileri…

Bu sefer tam bir roman okuyoruz, öyle iki romancığın birleşmesinden oluşmuş bir kitap değil okuyacağınız. Üstüne de Stross Bilişim Sektörü esprilerini ve göndermelerini biraz daha düşük tutmuş. Eksilenlerin yerine bol miktarda casusluk esprileri ve macera almış. Çünkü bu kitapta işler Bob için daha da karışıyor.

Ofisteki kavgalar ve sıkıntıların üstüne sevgilisini sürekli uzakta oluşu eklenince bunalan Bob sıkıcı bir işi kabul ettiğinde kendini daha da zor bir macerada buluyor. Saha ajanı olma isteği kabul ediliyor edilmesine ama Bob ne kadar zeki ve başarılı olsa da bir James Bond değil. Bondvari hareketleri acımayla karışık gülümsemenize yol açıyor. Stross tam da bu ezik kahraman halini yakalayarak aslında bilinmezle karşılaşan sıradan insanı başarıyla anlatmış.

Laundry bürokrasisinin sonuçları

Masasının başından kalkıp dünyayı kurtarmaya gitmek zor iş. Bu sebeple Bob’a çeşitli cihazlar ve arabalar da veriyorlar. Ne yazık ki hiç biri onun ve bizim hayal ettiğimiz gibi çıkmıyor. İyi ki de çıkmıyor, böylece Laundry’nin bürokrasisinin oluşturduğu komik durumları keyifle okuyoruz. Laundry’yi korkutucu bürokrasisi ile hayatı zindana çevirdiği için yersek de, Amerikan eşdeğerinin yaptıkları yanında melek gibi kalıyor. Stross iki farklı yaklaşımı ustalıkla bize anlatıyor.

Kitaptan ufak bir bölümü aşağıda okuyabilirsiniz, benim tercümem de ardında

IF YOU WORK FOR THE LAUNDRY LONG ENOUGH, eventually you get used to the petty insults, the paper clip audits, the disgusting canteen coffee, and the endless, unavoidable bureaucracy. Your aesthetic senses become dulled, and you go blind to the decaying pea-​green paint and the vomit-​beige fabric partitions between office cubicles. But the big indignities never fail to surprise, and they’re the ones that can get you killed.

Tercüme:

Eğer Çamaşırhane için yeterince uzun çalışırsanız, sonunda ufak hakaretlere, ataç kontrolüne, berbat kantin kahvesine ve sonsuz, kaçınılmaz bürokrasiye alışırsınız. Estetik dugunuz körelir ve solmuş bezelye yeşili boya ve kusmuk beji ofis duvarları arasında kör olursunuz. Ama büyük aşağılamalar hiç şaşırtmaz ve onlar seni öldürtebilecek olanlardır.

Stross hikaye kurmaktaki becerisini ve dehasını tekrar gösteriyor. Devamında ne olacağını tahmin etmekte zorlanıyorsunuz. The Jennifer Morgue keyifli ve bazen de düşündürücü bir macera romanı. Türünün ne olduğuna karar vermekte zorlanıyorum fakat macera ya da fantastik veya bilim kurgu roman seven herkese tavsiye ederim. Bir noktayı unutmayın The Jennifer Morgue bunların hepsi olsa da hiç biri de değil.

Rol yapma oyunlarını sevenler için The Laundry’nin RPG kitabı da var. Cubicle 7‘dan çıkan kitaba bir bakın derim.

Sizin de masabaşından kalkıp maceraya atılasınız geldi mi? Böyle kitapları sever misiniz? Yorumlarda anlatın.

IF YOU WORK FOR THE LAUNDRY LONG
ENOUGH, eventually you get used to the petty insults, the paper clip
audits, the disgusting canteen coffee, and the endless, unavoidable
bureaucracy. Your aesthetic senses become dulled, and you go blind to
the decaying pea-​green paint and the vomit-​beige fabric
partitions between office cubicles. But the big indignities never fail
to surprise, and they’re the ones that can get you killed.IF YOU WORK FOR THE LAUNDRY LONG ENOUGH, eventually you get used to the petty insults, the paper clip audits, the disgusting canteen coffee, and the endless, unavoidable bureaucracy. Your aesthetic senses become dulled, and you go blind to the decaying pea-​green paint and the vomit-​beige fabric partitions between office cubicles. But the big indignities never fail to surprise, and they’re the ones that can get you killed.

One thought on “Masa başı memurundan James Bond olur mu?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s