Hayalet peşinde üç kahraman


Ghost of a Chance

Yazar: Simon R. Green

Yıl: 2010

Yayınevi: ACE

Tür: Korku, Şehir Fantastiği

Özet Görüş

Simon R. Green’i beğenenler veya hafif basit bir roman okumak isteyenler için eğlenceli bir kitap. Kolay okunuyor ama Simon R. Green daha yeni oturtuyor dünyasını, bu serinin en iyi kitapları daha çıkmadı.

Modern hayalet avcıları

Simon R. Green The Nightside, The Deathstalker, The Secret Histories dizi romanlarıyla ünlü bir yazardır. Onun karakterleri devasa kişilerdir. Başka romanların karakterleriyle yan yana koyulsalar onları ışıklarıyla solduracak, tüm sahneyi kaplayacak ihtişama sahip karakterlerdir. Ghost of a Chance’da da etkileyici karakterlerle ilgili bir hikaye anlatıyor.

Karakterlerimiz paranormal olayları araştıran ve onların hakkında bir şeyler yapmakla görevli Carnacki enstitüsü adında gizli bir İngiliz devlet kurumunda çalışıyorlar. Daha kitaba başlar başlamaz büyük bir alışveriş merkezinde kaybolan insanları araştırmak için göreve başlıyorlar. Green hiç zaman kaybetmeden bizi hikayenin içine çekiyor, dünyayı ve karakterleri anlatıyor. Dilinin sadeliği ve nüktedan anlatımı sayesinde girizgahın geçiği gittiğini fark etmiyorsunuz bile.

Gerçeklikten kaçan telepat, bilim büyücüsü kadın ve her şeyi bilen adam

Üç kahramanımız  her işe burnunu sokmuş bir ajan olan JC Chance, bilimin en olanaksız halleriyle ilgilenen bir bilim kadını olan, ya da bilim büyücüsü de denebilir, Melody Chambers ve bir uyuşturucu bağımlısı telepat Mutlu Jack Palmer olduğu için onların kendi aralarında konuşmalarını bile okumak eğlendiriyor. Telepatın uyuşturucu bağımlısı olmasının sebebinin etrafında olan biteni anlamak istememesi ve yeteneğini köreltmeye çalışma çabasını veya bilim kadınının teçhizatına insanlardan daha çok değer vermesi gibi özelliklerle Green bu aslında çok güçlü olan karakterleri anlaşılabilir seviyeye indiriyor.

Okuyucunun bağ kurmasını sağlayan bir başka nokta ise karakterlerin kendi ağızlarından örgütün A takımı olmadıklarının itiraf etmeleri oluyor. Kitabın içinde birkaç yerde aynı konu espirili bir dille anlatılıyor ve Green bizi gelecek bölümlere hazırlıyor. Green çok ince bir şekilde kurgu dünyasının ne kadar geniş olduğunu bizimle bu şekilde paylaşıyor.

Green bu kitapta yeni kurmaya çalıştığı devasa kurgudünyaya bizi hazırlıyor aslında. Kitabın bazıları tarafından problemli olduğunun düşünülmesi de bundan. Sahneler karakterleri anlatmak için değil de dünyayı görmek için yazılmış gibi. Böyle olunca karakterler ne yazık ki iki boyutlu kalıyor.

Zorlama aşk hikayesi

Kitabın sonuna doğru ortaya çıkan zorlama aşk hikayesi de öykünün başka bir problemi. Aniden çıkıveren aşk hikayesi çok boş duruyor. Biraz öykünün kurgusu gereği zorlama bir aşk olduğunu görseniz de Green naif bir çabayla böyle aşkların da olabileceğini söylüyor. Belki bu aşk hikayesini kabul etmemizi sağlayacak trende kurtarma sahnesi gibi sahneler var ama gene de sonraki kitaplar için hazırlanmış bir olay olduğunu düşündürüyor.

Sonuna kadar heyecanlı ve bir solukta okunabilecek bir roman böyle ortaya çıkıyor. Sizlere öncelikle Simon R. Green’in diğer romanlarını tavsiye ederim, eğer Nightside’ı ya da Deathstalker’ı okuduysanız belki buna bakabilirsiniz. Eğer okumadıysanız bekleyin eminim Ghostfinders serisinin ikinci kitabı daha güzel olacak.

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Just another judgment day Simon R. Green’in Nightside romanı incelemesi

Sekreter kızın büyü ile tanışması

Kitty and the Midnight Hour incelemesi

The Poison Sleep incelemesi

Akı ve karasıyla büyü peşinde

Türkiye’de Fantastik Edebiyat Yanılgıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s