The Boys : The Name of the Game: Ennis ve Robertson


The Boys: The Name of the Game

Yazar: Garth Ennis

Çizer: Darick Robertson

2007

152 sayfa

Tür: Süperkahraman (??) çizgiromanı

Özet Görüş:

Süperkahramanlar üzerine karanlık ve bir o kadar da rahatsız edici bir çizgiroman. Türe ilginiz varsa ya da çizgiromanla yapılabilecekler üzerine düşünüyorsanız okuyun. Daha önce pek çizgiroman okumamışlara göre değil. Hele çocuklara göre hiç değil, fazlaca şiddet ve gereksiz cinsellik içeriyor.

Öncelikle bir not: Aşağıda her çizgiroman gördüğünüzde lütfen Amerikan Çizgiromanları diye okumaya çalışın. Bir kaç Fransız, İtalyan, İngiliz ve Japon çizgiromanı dışında başka ülke çizgiromanları hakkında pek bir bilgim yok.

Eskiden çizgiromanlarda süper kahramanlar özeldi. Onlar asla kötülük yapmazlar, şüpheye düşmezler, hep doğruyu yaparlardı. Hatalı bir iş yaptıklarında onların bir düşman tarafından zihinlerinin kontrol edildiğini bilirdiniz. En kısa zamanda o kontrolden kurtulur ve işleri düzeltirlerdi. Ne yazık ki süperkahramanların hayatı toz pembe devam edemedi. Alan Moore ile Grant Morrison neredeyse aynı zamanlarda Watchmen ve Doom Patrol ile süperkahraman meselesine farklı bir açıdan bakmaya başladılar. Bir başka bakış da The Authority ile Warren Ellis‘den geldi. Artık okuyucu daha farklı hikayeler ister olmuştu. Hikayeler daha karanlıktı, süperler hata yapıyorlardı hatta ölebiliyorlardı. Sonra bir de baktık süperkahraman çizgiromanları ellerindeki malzemeyi bu incelemeler sayesinde genişletmişler ve mecra farklı hikayeler anlatabilir hale gelmiş.

The Boys işte bu akımın 2000’li yıllardaki izdüşümü olarak ortaya çıkıyor. The Boys dünyasında süperler büyük güce sahipler. Wanted‘daki gibi süperkötü de değiller, bas baya süper kahramanlar. Onları kontrol edecek, denetleyecek ve durduracak bir güç olmadığı için tebalarının ne yaptığı ile ilgilenmeyen birer tanrı ve tanrıçaya dönüşmüşler. Onlar eğer televizyon ve sinama ünlüleri süper güç ele geçirselerdi ne olacaksa o. Paris Hilton’u bir süper kahramana çevirmek isteseydi medyanın yapabileceklerini düşünün, bir de buna Paris Hilton’un tüm zevzekliğiyle süper güçlere sahip olduğunu ekleyin. Karşınızda The Boys dünyasının fazlasıyla sıradan süperlerini bulursunuz.

İşte böyle düşüncesiz ve yoz süperleri kontrol etmek için onlardan daha kötü sıradan insanlara ihtiyaç var. Toplumun tüm sınırlamalarından kurtulmuşları ancak o sınırların dışındakiler geri getirebilir. The Boys Billy Butcher, Mother’s Milk, The Frenchman, The Female ve sonradan katılan Hughie Campbell‘dan oluşuyor. İlk ciltteki hikaye de Butcher’ın ekibini toplamak için CIA tarafından tekrar görevlendirilmesiyle başlıyor. Bu kitapta Hughie’nin neden The Boys’a katıldığını ve onun işleri öğrenmesini okuyoruz.

Okurken de hem iktidar, hem insan ilişkileri hem de süper kahramanlık daha doğrusu onun farklılığının ne olduğu üzerine, çocukluk hayallerinizi yıkacak bir çok soru zihninizde şekilleniyor. Ancak uyarmalıyım Ennis ve Robertson’un gözlükleri çok karanlık bir dünyaya bakıyor. Çizimler kanlı ve sahneler alıştığımız açıdan olaylara bakmıyor. Ennis’in Preacher‘dan daha Preacher bir seri yapmak için yola çıktığı için rahatsız edici bol sahne var. Robertson’un çizimleri Transmetropolitan‘daki gibi etkileyici ama Ennis’le çalışmasının sonucu olarak planlar hep en rahatsız edici şekilde verilmiş.

Aslında bu rahatsız etme çabası ile içine yerleştirilen sahneler bazen çok gereksiz oluyor. İlk bir kaç belden aşaği espiriye gülseniz de sonrasında hızla sayfayı çeviriyorsunuz. Ennis’in yapmak istediğinin dozuyla ilgili bir sıkıntısı var, anlattığı hikaye bazen şahaser bazen de berbat oluyor. İşler ilk kitaptan sonra da iyice dağılıyor. DC bu kitapta yayınlananları gördükten ve kendi süperkahramanlarına çok benzeyen karakterlerin yaptıklarını okuduktan sonra The Boys’u bitirmişti. Ardından Dynamite Entertainment seriyi kaldığı yerden aldı ve hala devam ediyor. DC’nin bir seriyi iptal etmesi okunması veya okunmaması için bir referans olamaz ama gene de klasik süperkahramanları sevenlerin pek hoşuna gitmeyebileceğini gösterir.

Sizlerin süperkahraman haliyle ilgili canınızı sıkan neler var? Nelerin eksikliğini görüyorsunuz ya da hangi hikayelerin anlatılmasını istiyorsunuz?

R9VCQ6QWBEKM

meYA8Vft8Dk43ydphh9B

3 thoughts on “The Boys : The Name of the Game: Ennis ve Robertson

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s