Just Another Judgement Day: Simon R. Green


Just Another Judgement Day

Yazar: Simon R. Green

2009

272 sayfa

Tür: Fantastik

Özet Görüş:

Simon R. Green’in Londra’nın karanlık tarafındaki bir büyülü şehri anlattığı Nightside serisinin dokuzuncu romanı. Seriye başlamak için çok iyi bir nokta değil, ancak seriyi bilenler için çok başarılı bir roman. Keşke Türkiye’de bir yayınevi seriyi alsa da yayınlasa.

Simon R. Green’in Nightside romanları kahramanı John Taylor’ın hikayesini anlatıyor. John Taylor bir özel dedektif. Nightside’da yaşıyor ve oranın karmaşası içinde çeşitli belalara bulaşıyor. Zaten Nightside’da olup da sakin zaman geçirmek mümkün değil gibi çünkü Nightside tüm evrenlere, tüm zamanlara bağlı bir günah şehri. Öteki şehirlerin görmek istemediklerinin toplandığı bir kent Nightside. Varoluşsal sorunları olan Lovecraftyan yaratıklardan, antik mitlerin varlıklarına, gelecekten gelen akıllı yapay zekalardan, çeşitli canavarlara ve istediklerini almak için canavarlaşan insanlara kadar her şey var Nightside’da. İçinde hayal edilebilen ve edilemeyen tüm zevklerin belli bir bedele satın alınabileceği, zalimliğin standart olduğu, insanların ve garip yaratıkların beraber yaşadığı bir şehir Nightside. John Taylor da bu şehirde yaşamayı seçiyor. Onun öyküsü Fantastik Kara hikaye, tam Noir geleneğine uygun ve eski dedektiflik hikayeleri gibi eğlenceli.
Simon R. Green’in Deathstalker serisindeki gibi Nightside’da da karakterleri gerçek olamayacak kadar büyükler. Akılalmaz işleri gözlerini kırpmadan yapabiliyorlar. Onlar sıradan insanlar değiller ve ünlerine uygun davranıyorlar. Nightside’da iyiler kadar kötüler de devasa, doğası gereği yaptığınız iste çok iyi değilseniz Nightside’da tutunmanız mümkün değil. Böyle olunca Simon R. Green bolca eğlenceli ve garip sahneyle dolu bir roman ortaya çıkarıyor. Seri öyle keyifli ki bazen Simon R. Green’in bunları yazarken nasıl bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorsunuz. Bu yazar böyle çılgın/rahatsız/harikulade/çirkin bir şeyi nasıl hayal etmiş diyebilirsiniz. Aşağıda Simon R. Green’in John Taylor’un ağzından Nightside’ı anlatışını bir fikir vermesi için ekledim.

“This is the Nightside,” I said patiently. “There is no law here, and less justice, unless you make some for yourself. Walker and his people only ever step in when things are really getting out of hand, and then only to restore the status quo. This is a place where people come to do the things they’re not supposed to, and pursue the pleasures they’re not supposed to want. Forbidden knowledge, forsaken gods, and all the fouler kinds of sex.

Benim tercümemle:

“Burası Nightside” dedim sakince. “Burada kanun yok,  eğer kendine biraz yapmasan, adalet daha da az. Walker ve onun adamları sadece işler çığırından çıktığında el koyarlar ve o zaman da sadece statükoyu sağlamak içindir. Burası insanların yapmaması gerekten şeyleri yapmak ve istememeleri gereken keyifleri tatmak için geldikleri bir yer. Yasak bilgi, terk edilmiş tanrılar ve tüm pis seks türleri.”

Serinin bu dokuzuncu kitabında Nightside’da yönetim değişiyor, eskisinin ölmesi üzerine yeni yöneticiler başa geçiyor. İlk işleri de bu günah yuvasını temizlemek için tanrı tarafından görevlendirildiğine inanan Walking Man’in tüm Nightside sakinlerini ve kendilerini öldürmesini engellemek. Bunun için de John Taylor’a iş veriyorlar. John Taylor’un silahların işlemediği, önünde hiç bir engelin duramadığı bu adamla mücadelesini kitapta okuyabilirsiniz. Eski karakterlerden gelenler ve yeni karakterler ile çok keyifli bir roman. Kesinlikle bulun ve okuyun derim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s